VİTİLİGO SİNİR STRES DEPRESYON…

Aslında düğüm noktası da bu olsa gerek. Hastalığın başladığı anda itibaren insanda stres ve depresyon bulguları fazlasıyla çoğalmakta buda hastalığı tetiklemektedir.
Vitiligo hastalarının en çok uzak kalmaları gereken sinir sistemlerini rahatlatmaktır ikinci faktörde ateşli hastalığa yakalanmamaktır. Teşhis konulup tedavi başladığınız andan itibaren stresten alabildiğince kaçınmalısınız. Depresyona giren kişide bağışıklık sistemi tamamen çökeceği için başka hastalıklarında ortaya çıkma durumu hızlanırken vitiligo da beyaz lekelerin çoğalıp başka bölgelere atlaması göz ardı edilmeyecek bir durumdur. Biliyorum hiçte kolay olmayan bu sureci en az hasarla kapak içi yapacağınız bu işin uzmanı bir psikiyatra giderek yardım almakta geçecektir. Bizim ülkemizde cahiliyet fazla olduğu için size karşı bakışlar ve iticilik sizi sosyal hayattan koparma noktasına getirecek içe dönük bir hal alacaksınız. Siz başkalarının sizin hakkınızda gereksiz tavırlarını kafanızda büyütürken sinir sisteminizin çökmesine neden olacak ve belki de en kısa zamanda iyileşecek olan Vitilligonuzun daha da yayılmasına nede olanaksınız. her ne kadar genetik olursa olsun, her ne kadar güneşle fazla temastan kaynaklı derlerse de bilim hala gerekli bir sonuca ulaşamamakla beraber sinir ve depresyon hastalarında melanin pigmenti yıkımını daha hızlı seyrettiğini söylemekte dermatologlar. Bazen soruyorlar vitiligo ile sinir ve depresyonun ne alakası var diye. Sinir sisteminiz çöktüğünde bağışıklık sistemi de beraberinde çökmüyor mu ? Bağışıklık sistemi bizi ayakta tutan tüm hastalıklara karşı koruyucu bir kalkan değil mi ? Bu sistem çöktüğünde hastalıklara karşı direncimizi kaybederek vücudumuzun dengeleriyle oynarız. Öyle bir yere getirir ki depresyon bizi vücut gerekli vitaminlere ulaşmak için kendi deposundan harcarken başka hasarlar oluşur. O yüzden dermataloglar vitiligo cilt hastalığında stres ve depresyonundan uzak kalmamızı eğer beceremezsek başka bölgelere de sıçrayacağını söylemekteler. Yani birbirine sıkı sıkıya bağlılar. Vitiligo rahatsızlığına mustarip olan insanların çevresindeki kişileri de zorlu bir süreç beklemekte . Ama genelde en yakınında ki kişiler doktor tavsiye ile mutlaka bir psikolojik destek almaya hastayı ikna etmelidir. Çünkü ; 20li yaşlar güzelliğinin farkına varma beğenilme yaşlarıdır. Bu yaşlarda bu hasatlığa yakalananların toparlanmaları bayağı bir süreç gerektirmektedir.
Ben tekrar yineliyorum hiç birimiz hiçbir hastalık için garantisi yok. Ama tedbir alabiliriz. Düzenli beslenme ,vitamin ve mineral alımına rivayet ederek , en önemlisi de bu kısacık yaşamda kendini bilmez insanları size verdiği negatif enerjiyi üstünüze toplayarak sizi yanlışa sürükleyip dibe vuruşu seyrettirme lüksünü vermeyerek. Kişiye bir şey olmaz çünkü o hayatı ti ye almış hayat felsefesindedir. Ama siz yara ve alarak yalpalar veren olmadık bir anda stresi kaldıramaz ve bağışıklık sisteminizi dibe vurdurur.Ve bir çok hastalığa davetiye çıkarırısınız.
Unutmayın ! Herkes kendi hayatını yaşar. Vitiligo olan hastalara da diyorum ki kendinizle barışık yaşamayı prensip edinin belki ilk başlarda çok zor ama bunu da aştığınızda hayat sizinle dans edecektir.

Bilgilendirme
Ürün Sepete Eklendi.Sepete Git